AKROPOL
Kalenin doğu duvarı boyunca kralların oturdukları saraylar ve bağlı yapılar yer almaktadır. Akropol’ün en yüksek kesimini kaplar ve bugün temelleri kalmıştır. Sarayların Bergama krallarının adlarıyla anılması genel kazı buluntularına dayanmaktadır. En kuzeydeki yapı grupları kuzeyden güneye doğru I. Attalos, I. Eumenes, II. Attalos’un sarayları olarak anılır. En güneydeki büyük sarayda yapı taşı olarak kullanılan ,Bergama sunağının taşları tarihler için ipucu olmaktadır. Bu sarayın kuzeydoğu köşesinde mozaik döşemeli bir suna bölümü yer alır. Kuzeybatı odasında da mozaik süslere rastlanmış ve sanatçı Hephaistion imzasını taşımaktadır. Sarayların kendi gereksinimeleri için iki sarnıcı bulunmaktadır. Yine Akropol’ün en yüksek kesimindeki Traian Tapınağı’ndaki tüm güzelliği ile Bakırçay ovası ve uzaklardan Çandarlı Körfezi görülmektedir. Tapınak, tanrılaşmış Roma imparatoru Traian (98-117) için yapılmış ve ölümünden sonra yerine geçen Hadrian tarafından tamamlanmıştır. Bu nedenle kazılarda her iki krala ait heykellere rastlanmıştır. Kemer ve tonozları ise sağlam bir şekilde ayakta durmaktadır. Tapınak üç yanda sütunlu galerilerle çevrilidir. Arka duvar yöresinde heykel altlıkları görülebilir.
Zeus sunağı: Bergama zeus sunağının yerinde bugün sadece temelleri vardır. Bilindiği üzere II. Abdülhamit zamanında sanat yapılarına bağnazlık nedeni ile bu ünlü sunak almanlar (Carl Humann) tarafından Berlin’e götürülmüştür. Düzenli bir şekilde kesilerek ambalajlanan sunak Dikili limanında gemilere yüklenmiştir. Daha sonra sunak ile ilgili kazılarda bulunan süsleme ve frizlerde götürülerek Berlin’de <Bergama müzesi> dedikleri yerde restore edilmiştir. II.Eumenes zamanında Galatlara kaşı kazanılan yenilginin anısına dikilen anıt Zeus ve Athenaya adanmıştır. Planı kare biçiminde olan bu anıtın, dış yüzü ise tanrılarla gigantların savaşını betimlemektedir. Bu kabartmaların her birinde Olympos tanrıları ile gigantlar arasındaki savaş canlandırılır. Gigant denilen devler aslan yada boğa kafalı ve yılan kuyruklu azmanlardır. Olympos tanrılarından Zeus, Athena, Leto, Apollon, Artemis, Dione, Otos, Alkyoneus, Porphyrion ve daha adları bilinmeyen başkaları görülür. Kabartmalarda devlerin, tanrıların gücü altında ezildikleri, gövdeleri paramparça edilip korkunç acılar içinde kıvrandıkları an canlandırılmıştır. Bergama’ya özgü patetik üslupta işlenmiş olan bu kabartmalar Hellenistik sanatının en görkemli yapıtlarındandır. Sunak bağımsız bir yapı kabartmaları grubu görülür. Firizin bu tarafında, güneşin doğuşuyla ilgili ışık tanrıları Apollon, Artemis ve Leto verilmiştir. Karanlık kuzeyde ise Orion, yazgı tanrıçaları Moira’lar ve gece tanrıçası betimlemeleri vardır, güneyde ise şafak, güneş tanrıçası Helios, batıda denizle ilgili deniz tanrısı ailesi Akeonos, Amfitrite, Nereus ve Tritan yer alır. Bergama Sunak’ının bu kabartma sıralanışı Hellenistik heykel tıraşlığının büyük gücünü ortaya koyar. Bu ünlü sunağın kurban masası yapının ortasına düşen kare avlunun içinde yer aldığı bilinmektedir.