ASKLEPİON

Sağlık yurdunun kuzeybatı ucunda ortalama 3500 kişi alan bir tiyatro bulunmaktadır. Bu tiyatro, sarı kayalığın yontulması ile ortaya gelen yarım daire biçimindeki oyuğa oturtulmuştur. Oturma sıraları bugün onarılmış olup, her yıl kermes şenliklerinde oyunlar verilmektedir. Basamakların en üstünde iyonik sütunlu galeri arkadan tiyatroyu sarar ve akustik özellik verir. Alt bölüm sahne arasındaki yarım daire biçimindeki alan, orkestra denilen yerdedir. Tiyatronun sahne duvarı beş kapılı ve üç katlı idi. Tiyatronun çapı 60 metre olmaktadır. Loca önündeki Baküs heykeli eğlenceli yaşamın bir simgesiydi.

 Asklepionda tedavi: Asklepiona inanarak, buraya şifa bulmaya gelen hastaların tedavisi, her şeyden önce temizlenerek, iyileşme amacı ile tanrıya dua edip, adak adadıktan sonra uykuya yatıp, uykuda görülen rüyanın yorumlanması ve telkin esasına dayanıyordu. Şifalı kutsal su ve çamur banyoları, yararlı otlardan yapılan ilaçların yanı sıra müzik, düzenlenen törenler ve temsiller tedavi yöntemleri olarak kullanılmıştır. Bu tedavi yöntemleri ve metotları özellikle rüya ile ilgili bilgilerin çoğu, kazılar sonucu ele geçen adak taşları ve yazıtların okunması sonucu öğrenilmiştir. İyileşemeyecek ağır hastalar ve doğumlar asla içeriye alınmazdı. Uzak yerlerden bitkin ve yorgun gelen hastalar propylon avlusuna alınır, muayene edilir, teşhis konur, iyi olacak gibiyse asklepiona girmesine izin verilirdi. Hekimler hastaya “yat, uyuyuncaya kadar dua et, Tanrı senin derdinin devasını sana bildirecektir. Ne görürsen, ne duyarsan bize anlat” diye telkin ederlerdi.

Akrapol
Asklepion
Bazalika-Kizilavlu
Allianoi